SAFRANŞEHRİ'NDEN YAZIYORUM

Elif ve T Cetveli

2000 sonrası yaklaşık 12 yılım İstanbul’da geçti. Kader midir nedir, bizim de hissemize “iki şehir iki yalnızlık arasında köprü kurmak” düştü. Kuzguncuk’ta ya da Moda sokaklarında Bağlar gazozu satan dükkânlar gördüğümüzde heyecanla yüzümüzü memlekete çevirdik. Roman okurken içinden Safranbolu’nun sırlarını araladık. Sinema’da her filmde Safranbolu’yu izledik. Çünkü bizi biz yapan memleketti. Onunla anlam kazandı tüm yeni bilgiler.

  • “Nerelisin?” dediler.
  • “Safranbolu” dedik.
  • “Onlar ne güzel evlerdir” dediler.
  • Bitti mi? hayır. Yörük, İzzet Paşa, Cinci Han, lokum… derken liste uzadı.
  • “Karabük” dedik, demir çelik dediler. “Fabriga” dediler. “Niye battınız yahu” diye yine bize takıldılar.

Ne varsa eskilerde var diye düşünmeye başladım gurbette. Memleketin değerine değer katan ne yapmışlardır bunca idareci, bürokrat, başkan ve diğerleri. Suha Arın mirasını almaya çalıştık elimize yüzümüze bulaştırdık. Leyla Gencer’i küllerinde boğduk. Türker İnanoğlu Safranbolu’ya gelse hava atar olduk. Sanat – kültür yok. Safranbolu’nun parklarında veya caddelerinde bir tane sanat eseri var mı? Napolyon’la mücadeleye girmiş bir Sadrazam hemşehrimiz var, İzzet  Mehmed Paşa bilmeyiz. Türk Rasputini diye bilinen Evliya Çelebi’nin sınıf arkadaşı Karabaşzade Hüseyin Efendi var bilmeyiz. Bu Toprağın Sesi programının yapımcıları Ataman’ları bilmeyiz. Attila İlhan ve Cemal Süreya’nın iltifatını kazanmış şair Cinozoğlu’nun bir heykelini de mi dikemeyiz!

Safranbolu’ya bağ bahçe yapacaklarmış. Efendiler! Safranbolu’nun dört tarafı bağlardı ne yaptınız buralara da bağımız bahçemiz vaat olmuş? Esen tepeler esmez oldu. Safranbolu zaten Türkiye’de UNESCO tarafından kent ölçeğinde tescillenmiş tek miras şehridir. Zaten korumak boynumuzun borcu, onu da çok iyi koruduğumuz söylenemez. Peki gelecek kuşaklara Safranbolu’dan neyi miras bırakacağız biz? Örneğin Safranbolu Devlet Tiyatrosu. Kulağa hoş gelmedi mi?

Bu şehir geçmişini korurken elbet yeni imarlara da açık olmalı; ama bilgi, estetik ve duyarlılıkla. Hasan dedeye dokunmadan, kanyonları baraka kulübelerle donatmadan. Ev ev aydınlatması yapılmış tarihi Safranbolu için, Kültür Bakanlığı’na bağlı müzesi olan bir Safranbolu için, istihdamını partici zorbalığına kurban eden değil liyakate bağlayan bir Safranbolu için, kentte siyasi rekabetin artması gerekiyor. Bunun için vakit kulak çekme vakti.

Peki ne yapmalı? Son dört yılda yakacağı bitmiş müsrif ev sahibi gibi kendi değerlerini ocaklarda yakanlar bu seçimde kaybetti. Atatürk’ün altı okundaki en uzun ok milliyetçilik okudur, bu ok Safranbolu’daki birliktelikle anlamına anlam kattı. Milliyetçiler kitlesel bir halde hiçbir pazarlığın içinde olmadan Elif dedi. Misakı Milli meydanında “Misakı Milli”yi imza eder gibi toplanan kalabalık, dik bir duruşla Elif dedi. Cevap belli Safranbolu’da bir çoban ateşi yandı elinde T cetveli ölçüp biçecek. T cetveli bir tarafına pasifler bir tarafına aktifler yazılır ya. Ben de üç maddede yazdım Elif hanım seçilirse ne olur seçilmezse ne olur diye.

Elif hanım seçilirse değişim olur, umut olur; seçilmezse her şey aynen devam eder.

Elif hanım seçilirse çok sesliliğin başkanı olur; değişim olmazsa tek ses devam eder.

Elif hanım seçilirse Safranbolu’nun ilk kadın belediye başkanı olur; seçilmezse 24. bir erkek belediye başkanı olur.

 

 

 

 

 

 

Yorum yapmak ister misiniz ?

1.342 defa okundu
ANA SAYFA


Son Yazılar

Bu yazı 30 Mar 2019, tarihinde Genel kategorisinde yayınlandı.